Alerji Tedavisi

Alerjik rahatsızlıklarda önce hastalığa yol açan alerjen (alerjiye neden olan) maddelerin saptanması gerekir. Biorezonans yöntemi 160 alerji yapan maddeyi hızlı, güvenli ve ekonomik şekilde test etme imkânı sunmaktadır. Biorezonans test metodunda kişiye dokunduğu düşünülen her maddeye karşı test yapılabilmekte ve uygulanan terapi ile iyileşme temin edilebilmektedir. Biorezonans ile alerji test metoduyla hastalığa yol açan ana alerjenler süt, buğday, yumurta, glüten, gliadin, candida mantarlar, polen, tüy alerjileri vb. kesin olarak tespit edilebilir. Biorezonans ile alerji terapileri, alerjik rahatsızlıklarda, gıda alerjisi nde % 96 başarı oranına sahiptir.

Mora Terapi (Biorezonans) ile alerji terapileri nasıl uygulanır?

Alerjik bünye sağlıklı insanlar için hiçbir olumsuz etkisi olmayan maddelerle karşılaştığı zaman tepki vermektedir. Alerjik vücut o maddeyi “yabancı madde” olarak algılar ve bağışıklık sistemi onunla savaşmaya başlar ve bu nedenle alerjik reaksiyonlar meydana gelir. Alerjik hastalıklar bu şekilde kendini gösterir. Terapiye önce alerji testleri yapılarak başlanır. Alerji yapan maddeler test yoluyla tespit edildikten sonra kişinin kaç maddeye alerjisi olduğuna ve önceliğe göre bir terapi planı hazırlanır. Alerjiler için biorezonans terapileri 4’er seanslık kürler halinde uygulanır. Biorezonans alerji terapi seansları 4 gün ara ile uygulanmaktadır. Son seansın ardından 3 hafta ara verilerek alerji testi yeniden yapılmaktadır. Terapiler yaklaşık 45 dak. sürer. Uygulanacak kür sayısı kişiden kişiye farklılık gösterebilmektedir. Terapilere, kişide tespit edilen ana alerjilerle başlanır.

Biorezonans ile alerji terapisi temel olarak bu alerjen maddelerin vücuttaki patolojik frekansını sıfırlamayı ve vücuda güçlendirilmiş normal fiziksel frekanslar vermeyi hedefler. İyileşme ara testlerle kolayca takip edilebilir. Terapiden sonra organizma alerji yapan maddeleri, normal frekans kodunda algılamaya başladığı için, hastalık tablosu oluşmaz. Örneğin; Süte alerjisi olan bir kişi, bir dönem perhize tabi tutulur ve bu süre içinde biorezonans terapisi uygulanır. Ardından test edildiğinde süt alerjisinin geçtiği görülürse, kişi yeniden bu ürünü tüketmeye başlayabilir. Artık bu aşamadan itibaren bu ürünün tüketilmesiyle alerjik reaksiyon oluşmaz. Süt, terapi öncesinde yabancı madde olarak algılandığı halde artık normal kişilerde olduğu gibi “süt” olarak algılanır. Biorezonans alerji terapisi, yan etkisi olmayan ilaçsız ve yüksek etkili bir terapidir. Hastalarda hemen rahatlama görülmeye başlanır.

Biorezonans Nedir?

Mora Alerji Terapileri ile ilaçsız olarak destek olunan alerjilerden bazıları şunlardır.

* Alerjik Astım
* Alerjik Rinit
* Gıda alerjileri
* Akar, küf, toz, polen vb. alerjiler
* Kedi, köpek vb. hayvanların tüyüne karşı olan alerjiler
* Alüminyum, kurşun civa vb. ağır metal alerjileri
* Tarım ilaçları, parfümler ve bazı kimyasal madde alerjileri

Biorezonans ve Moraterapi tedavi yöntemiyle alerjik hastalıkların tedavisi ilaç kullanmadan yapılabilir. Alerjik hastalıkların tedavisi konusunda uzman olan Dr. Murat Besler sizlere özel tedavi yöntemleriyle etkili bir tedavi yapmaktadır. Alerji hakkında detaylı bilgi yazımızda. Alerji, bağışıklık sisteminin bazı maddelere karşı aşırı reaksiyon gösterdiği bir hastalıktır. Alerjenler hangi organ ve sistemi etkiliyorsa, oluşan reaksiyonlar hedef organın hastalığı şeklinde kendini gösterir.

* Solunum yolunda olduğunda ”astım veya alerjik bronşit”
* Deride olursa “egzema”,”ürtiker(kurdeşen)”
* Burunda olursa ”alerjik nezle”
* Gözde olursa ”alerjik göz nezlesi”,”bahar nezlesi”
* Bağırsak sisteminde olursa ”besin alerjisi”
* İlaçlarla olursa ”ilaç alerjisi”
* Tüm vücudu etkileyen ani ve şiddetli reaksiyon şeklinde olursa ”anafilaksi” olarak adlandırılan hastalıklara yol açar.

Alerji, aslında bağışıklık sisteminin aşırı güçlü ama bazı maddeleri tehdit olarak gördüğü ve savaştığı bir durumdur.

Yapılan çalışmalarda ilk insan binlerce yıl önce et ve bitki kökleri gibi gıdalarla beslenmiştir. Ve zaman içerisinde buğday gibi tahıllar ve süt beslenme sistemimize girmiştir. Bugüne kadar kromozom ve gen yapımız değişmemiştir.Ama nesiller boyu bu beslenme sistemi sürdüğü için bağışıklık sistemi buna artık reaksiyon vermez.

Ve gizli alerjen olarak bağışıklık sisteminde bir yük olarak yer alır, nesiller boyu aktarılır.

İnsanların hepsinde mutlaka süt ya da tahıl grubuna karşı intolerans olarak da adlandırdığımız bir sistem yükü vardır.

Bu yük bağışıklık sisteminde bir defekt oluşturur.

Alerjik hastalıkların tedavisi için süt ve tahıl, bağışıklık sistemini bozan, sistemde ağır bir yük olan maddelere dikkat edilmelidir.

Bağışıklık sisteminde olan bu yük ve yapısal alerjenler, başka maddelerin alerjen olmasına yol açar.

Alerjik hastalıklarda, genelde allta gizli alerjen maddeler rol oynar ve kişi bu alerjenlerle bebeklik çağında karşılaşır. Çoğu kez bademcik enfeksiyonu, rinit, sinüzit, bronşit ya da ishal dermatit gibi bulgularla doktora gidilir ve aslında alerjik reaksiyonlar çoğu kez enfeksiyon gibi değerlendirilip gereksiz antibiyotik ve ilaç kullanılarak hiçbir işe yaramayan tedaviler uygulanır.

Klasik tıpta yapılan alerji testlerinde ise kişinin hayatında hiç kullanmadığı maddeler çıkar. Halbuki asıl alerjen hastanın günlük hayatında bağımlılık ölçüsünde sürekli kullandığı maddelerin ya da gıdaların içinden çıkar.

Bu maddeler buğday, glüten bazen de süt gizli alerjen olarak önemli bir rol alır. Çocukluk çağında sık bronşit, boğaz ve kulak enfeksiyonları bulgularını taklit eden bu gıda alerjileri adelosan çağında hafifler ama kişinin bağışıklık sistemi duyarsızlaşır. Artık kişi bu maddelere reaksiyon göstermez. Bağışıklık sistemini bir zırh gibi düşünürsek gizli alerjenler bu zırhta birçok gedik açarlar. Bunun sonucu bu deliklerden yani kişinin bozulmuş bağışıklık sistemine bir çok başka alerjen madde girer. Bunun sonucu yıllar boyu artan şekilde birçok gıda veya madde alerjen olarak bağışıklık sistemini etkiler.

Alerji Tedavisi İçin Dr. Besler’in uyguladığı Biorezonans ve Moraterapi Tedavisinin Özelliği Nedir?

Mora terapide hastanın bağışıklık sisteminde tehdit olarak görülen ve bir çok semptom oluşturan alerjen maddelere karşı oluşturduğu bilgi alanı silinir.

Klasik Alerji Testi ve Moraterapide Diagnostik Test arasındaki fark nedir?

Alerji kişinin kendi gıda çemberinde tükettiği ya da bulunduğu maddelerden oluşur ama bebeklik çağından itibaren yıllar boyu bu alerjen maddeler ile duyarsızlaşan bağışıklık sistemi artık bunlara yani gizli alerjenlere reaksiyon göstermez.

Fakat bu temel alerjenler, bağışıklık sistemini bozduğu için başka maddeler, yeni alerjenler ortaya çıkar.

Ama asıl problem bağışıklık sistemini bozan gizli alerjenlerdir.

Moraterapi ile gıdaların dışında boyalar yün gibi kıyafetler kozmetik maddeler gibi birçok alerjik hastalıkların tedavisi yapılır.

Frekans tıbbı ve biorezonans tedavisinde, mutlaka ana alerjenler bulunur ve tedavi edilir.

En sık karşılaşılan ana alerjenler toz, polen, buğday yumurta ve süt ürünleridir.

Biorezonans yöntemi ile kabuklu gıdalar, et, balık, deniz kabukluları, çilek, muz gibi her türlü alerjik hastalıklar kolayca tedavi edilebilir.

Moraterapi yöntemiyle alerjen maddeleri bulmak için özel bir diagnostik test yöntemi kullanır.

Biorezonans ile yapılan testler oldukça gerçek ve güvenlidir. Kan testlerinden farklı olarak bağışıklık sisteminin alerjen maddeye karşı reaksiyonunu gösteren çok güvenilir bir testtir.

Bu test için kan alınmaz ve asla iğne kullanılmaz. Avuç içinde bulunan özel akupuntur noktalarına maddenin frekansının verilmesi ve buna karşı hücrenin ve bağışıklık sisteminin gerçek cevabını gösteren tekrarlanabilir bir testtir.

Burada ölçtüğümüz sadece alerjen madde değildir. Bağışıklık sisteminin maddeye karşı gösterdiği reaksiyonunun frekansı da ölçülür bu da kişiye özgü tedavi programının temelini oluşturur.

Dr. Besler’ in yöntemiyle Alerji kaç seansta tedavi edilir?

Alerjen maddelerin sayısı ve bağışıklık sisteminin gücüne bağlı olarak 6- 10 seans sürer. Seanslarda birden fazla alerjik madde tedavi edilebilir.

Burada her seans öncesi test tekrarlanır ve başarısı ölçülür. Maddenin bağışıklık sistemindeki negatif yükü ve bilgisi tekrar ölçülür ve tedaviler ve her seans da kişiye özel hale gelir ve yenilenir.

ALERJİ KİŞİYE ÖZGÜDÜR VE MORATERAPİDE TEDAVİLER DE KİŞİYE ÖZGÜ YAPILIR.

Moraterapinin Klasik Tıp Alerji tedavilerinden farkı nedir?

Biorezonans tedavilerinde amaç hastayı alerjen maddeden uzaklaştırmak değil; bu gıdaların tedavi sonrası güvenle tüketebilmesi ve bu maddelerle normal insanlar gibi yaşamasıdır.

Tedavide hasta sadece rahatlama ve gevşeme hisseder.

Tedavinin yan etkisi var mıdır?

Moraterapi seanslarında asla bir yan etki söz konusu değildir.

BİOREZONANS VE MORATERAPİ İLE ALERJİ TEDAVİSİNDE AMAÇ KİŞİYİ KISITLAMADAN SOSYAL ORTAMINDAN UZAKLAŞTIRMADAN VE İLAÇ KULLANMADAN TEDAVİ ETMEKTİR.

Biorezonans yöntemiyle alerji tedavileri kime uygulanır?

Bebekten yaşlıya kadar her yaştan insana tedavi uygulanır.

İletişim bilgilerinizi yazarak hızlı randevu alabilirsiniz.